Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Huy Doğuştan Gelir

0

Kişilik  tarifi içinde yer alan doğuştan gelen özellikler yalanıyla büyüdük. Bizi  “Hayvanlarda akıl yoktur iç güdü vardır” söylemlerini dinledik.  Soru: öğrenme varsa akıl var mıdır? Evet. Hayvanların çoğu da öğrenebiliyor mu? Evet.  O zaman hayvanlarda akıl vardır. Allah’ın iradesini çok sınırladığı bir akıl. Göçmen kuşları güdüleriyle göçerlermiş. Miş miş? Hayvan yerde tohumun kalmadığını, havanın soğuduğunu göremiyor mu? Yada gökyüzünde gezinen ılık havanın yönünü kestiremiyor mu? Hepsi evet. Peki içgüdü neresinde? Hiçbir yerinde. Sınırlı bir akılla tanıyor biliyor ve gidiyor. Yani hayvanlarda akıl vardır.

Benzeri bir yalanı şimdi kişilik tarifi yapılırken kullanıyorlar. Kişilik içerisinde doğuştan gelen özellikler kısmına kesinlikle katılmıyorum.  Fiziki özellikler elbette doğuştan geliyor. Ama onun dışındaki mizacını pekiştiren adına huy denilen şeyler öğrenmenin bir ürünüdür.

Saldırganlık duygusunun doğuştan gelen bir özellik olduğunu söylemek ne kadar doğru olur?

İlk bebeklik döneminde o kadar yüksek bir öğrenme yaşanır ki çoğu zaman aile bebeğinin hareketlerini ve tepkilerini şirin ve istemsiz bir davranış olarak değerlendirir. Ellerini sallaması, kızılınca ağlama tepkilerinin verilmesi, hepsi müthiş yoğun öğrenmelerin bir sonucudur. Sürekli ev içerisinde gergin bir ortam var ise 6 aylık bir bebek insanların düşündüğünden daha çok gerginliği beynine kaydeder.

Sevgiyi, dokunmayı, kızmayı, ağlamayı yani tepki vermeyi ve bunun dozunu ayarlamayı öğrenir ve pekiştirir. O dönemlerde atılan bir şeker zerresi 15, 18. yaşlarda devasa bir kaya olarak karşımıza çıkar. Mizacındaki donukluk, tepkilerde agresiflik gibi ifade şekilleri tamamen öğrenmenin ürünüdür.

Hiç kimse doğuştan saldırgan, güleryüzlü, donuk değildir. Birey ilk bebeklik dönemlerinde öğrenir ve geliştirir. Doğuştan gelen sadece zekadır. Zekanın seviyesi doğuşla gelir. Doğum sonrası bu zeka olumu yada olumsuz şartlardan etkilenir yukarı yada aşağı yönde hareketler yapar.

Bu konuya neden değiniyorum. Biliyorum ki insanların neredeyse tamamı ilk bebeklik dönemi öğrenmelerini takip edemiyor.Basit ve çoğu zaman istemsiz davranışlar olarak nitelendiriyor. Doğru öğrenmelerin farkınavaramıyor. Doğru yöntemlerle çocuğunu formatlayamıyor.

Sürekli kavga içerisinde büyüyen çocuk saldırganlığı ve yöntemlerini öğrendiği için saldırgan oluyor. Çok sakin mütevazi bir ailede yetişen bir çocuğun ileride saldırgan bir insan olacağını düşünmüyorum. Ve konu ile ilgili örnekleri göremiyorum. Aileler işin sorumluluğunu “Bu çocuk doğdu doğalı saldırgandı. Kızdı mı gözü hiçbir şey görmüyor” diyerek kendilerini rahatlatıyorlar. Eğer bir çocukta saldırganlık var ise tek nedeni ailesidir. Ya da yetişdiği ortamıdır

Kadir AKEL

No Comments Yet.

What do you think?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir