Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Çevremde Ne Kadar Gereksiz Adam Varmış

0

Ne garip bir dünya burası.  Bazen insanın “anasını satarım bu dünyanın”  diyesi geliyor. “Her şeyi bir kenara bırak git” diyor şeytan. “Yeni bir Robinson CURUSOE  ol”.  Issız bir ada ve yalnızlık. Sahte yüzlerin olmadığı, yalancı gülümsemelerin görünmediği,  iğrenç insanların gezmediği, hep aynı nutukları atan tiplerin boy göstermediği bir “YENİ HAYAT”.  Bu yerde yeni bir hayat kurası geliyor insanın. Selam vermeyeceğin adamları dinlemek ne zor. İki kuruşluk mülk edinmişlerin dünya benim kükremelerini duymak ne kötü.  Hiçbir şey olmadığı halde kendini dev aynasında zannedenlerin basit hareketlerini izlemek ne sıkıcı.

Dedim ya insanın robinson olası geliyor. Kimsesiz bir ada. Kişiliğin, yalnızlığın ve sen bir arada. Sahile vuran dalgalarla silmek bütün bu izleri ne güzel. Ağaçların yaprakları arasında huzuru yakalamak ne güzel. Çalışma arkadaşın Ahmet’i   sevmediğini haykırmak bütün gücünle. Sonsuzluğa kollarını açıp sadece gerçekleri seslenmek. Samimiyeti yakalayana kadar konuşmak kendinle. Akıl verenlerin sıradan sözlerini duymadan durulmak. Dinginleşmek ve sütliman olmak. Ne güzel.

İsterim dediğini duyar gibiyim. Muhtemel ki sen de böyle bir zihin temizliğini istersin. Bu insanlar neden korkaklıklarını güçlü görünen bir postun arkasına gizlerler. Güçlü görünmeye neden ihtiyaç hissederler. Olduğun kadar korkak olsan. Samimiyetin yüzüne yansısa sen ne güzel insan olursun. Ama günahlar ve işlenen gizli saklı suçlar, hep perde ister. Asla itiraf edilmemeli. Asla kimse yaşantındaki kara lekeleri görmemeli. Böyle olunca çoğu zaman kişi kendisine bile itiraf edemez. Bilinçaltı denilen karanlık çukurda kaynayıp durur. Sıçrayan küçük kıvılcımlar kişinin mutluluğunu hep elinden alır. Kişi kendisiyle, yüreğinin aldığı kadar; korkaklığıyla, zayıflığıyla, günahlarıyla konuşmalı. o zaman huzur denen rahatlığı yakalar.

Dedim ya insanın ROBİNSON olası geliyor. Kendinle baş başa kalmanın kendine seslenmenin tek yöntemi o adada gibi. Aklıma geliverdi:

Bir de şu havalı görünen tipler yok mu? Hani kör gözlüğü takıp kendine ve çevresine bakan tipler. Bu insanların diğer insanlardan daha zavallı olduğunu düşünürüm hep. Onları zor bir duruma düştüklerinde görün. Karşınızda 6 aylık bir çocuk var zannedersiniz. Çaresiz, yardıma muhtaçtırlar.

Kibirli insan “Ben farklıyım”, “Ben özelim”, “Ben üstünüm”, “Ben güzelim” diyen ama asla öyle olmayan insandır. Hep kendini farklı görür. Tenezzül edip selam vermez, Muhatap olmak istemez, görmezden gelir. Tavırları yapmacıktır. Önemsemez bir hava vermeye çalışır. Çevresindeki herkes onu övsün ister. Allah aşkına sen böyle bir ucubeye selam verir misin?

Farkın ne ki üstün olasın. Farkın ne ki sana verilmiş ömrü özel bulasın.

Benim çevremde de bu örümceklerden çok var. Bazen bir selamı bile onlara çok görürüm.      (Kibirli insana kibirli davranmak usulünden) O zaman göklerden iniyorlar. Daha nazik olmaya çalışıyorlar. Eziliyorlar yani.

Sevgili dostlar

Namaz da kılsa ateist de  olsa kibir varsa ruhunda uzak dur lütfen. Çünkü kibir şeytanın en sevdiği günahtır. Kibirlenen kişi ise ! Şeytana  …..    Boşluğu sen doldur lütfen.

Kibirliye ve diğer maskelilere mesafe koymalı insan. Birçok iletişim selamdan öteye geçmemeli.Hatta İngilizce usulu kısa olmalı. “Hi” yeter Valla.

Ne çok gereksiz adam varmış şu çevremizde. “Amirim günaydın çay ister misiniz” Bu gün çok şıksınız,  Ben Mercedesten başkasına binmem. Akşam Hilton’da kokteyl’imiz var.

 

Ne büyük adamsınız be abi. Zavallılar sizi!

Gönüle sığıyor ise dost. Sarmalı onu. Yüreğinin gittiği yere kadar götürmeli.

bırak şu olduğu gibi görünmeyen tipleri beni takip et ben adaya gidiyorum.

Saygılar sevgiler.

No Comments Yet.

What do you think?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir